olaygazetecilik @ hotmail.com

 

Gece yarısı açık kalmış bir pencere gibi.
Rüzgar giriyor odama yavaş yavaş,
Perde değil de kalbim dalgalanıyor sanki.

Dün yine seni düşündüm vapurda,
Martılar bağırıyordu kirli bir sabaha.
Bir simidi ikiye böldüm habersizce,
Yanımda olsaydın yarısını sana verirdim.

Senin saçların diyorum bazen kendi kendime,
Bir adamın bütün hayatını değiştirebilir.
Çünkü bazı kadınlar vardır,
İnsan onların yanında susmayı öğrenir.

Öyle büyük cümlelerle sevmedim seni ben,
Kitaplara geçecek laflar etmedim.
Ama üşürsün diye ceketimi çıkardım bir gece,
Aşk biraz da budur zaten.

Bir akşam Kadıköy’de yağmura yakalandım,
Herkes bir yerlere koşuyordu telaşla.
Ben durup seni düşündüm bir çay ocağında,
Dünyanın en kalabalık yalnızlığıydı bu.

Ellerin geldi sonra aklıma ansızın,
İnce, sıcak ve biraz mahcup ellerin.
Bir insanın elleri bile özleniyormuş meğer,
Bunu senden sonra öğrendim.

Sen gülerken yüzünde küçük bir şey oluyor,
Sanki dünya kısa bir süreliğine hafifliyor.
İnsan niye aşık olur biliyor musun?
Birinin yanında kendine daha az yabancı olduğu için.

Gece olunca korkuyorum bazen,
Seni kaybetmekten değil yalnızca;
Bir daha hiç kimseyi böyle sevememekten,
Çünkü insan en çok bir kere yanıyor.

Şimdi hangi sokaktasın bilmiyorum,
Belki camdasın, belki uykuda.
Ama bil diye söylüyorum,
Kalbim hala senin adını taşıyor.

Ve olur da bir gün ayrılırsak,
Bir istasyon kalabalığında kaybolursak mesela,
Ben yine seni severim inan,
Bir memleketi sever gibi, dönüp dönüp içim yanarak.