olaygazetecilik @ hotmail.com

Sürekli aynı soruların sorulduğu bir çağda yaşıyoruz: “Ben ne kazanacağım?”, “Ben nasıl görünüyorum?”Bu sorular egomuzun sesidir. Ego, doğası gereği korumacı ve bencildir. Ancak ego tamamen yok edilmesi gereken bir düşman değildir. Sağlıklı bir ego; kendimizi tanımamızı, sınırlarımızı korumamızı ve hayatta var olmamızı sağlar. Kendine değer vermek ya da yeri geldiğinde "hayır" diyebilmek bencillik değildir.Asıl mesele egoyu yok etmek değil, onu yönetebilmektir.
Ego kontrolü ele aldığında hırs, kıskançlık ve kibir ruhumuzu aşağı çeker. Fakat odağımızı yalnızca kendi çıkarımızdan çekip bir başkasına çevirdiğimizde, ego küçülür; "ben" sınırları genişleyerek "biz"e dönüşür. Bizim kültürümüz de zaten tam olarak bu "ben"i aşıp "biz" olabilme bilinci üzerine kurulmuştur.

Bunun en güzel örneklerinden biri, Anadolu’nun harcı olan Ahilik geleneğindeki "siftah" anlayışıdır:

Eskiden bir esnaf, sabah ilk müşterisine satış yapıp günün ilk kazancını elde ettiğinde, kapısına gelen ikinci müşteriyi usulca yan dükkâna yönlendirirdi:

“Komşum henüz siftah etmedi, varın alışverişinizi ondan yapın.”

Dükkân sahibi daha fazla kazanma hırsını, yani egosunu bir kenara bırakır; komşusunun rızkını ve yükünü kendi kazancının önüne koyardı. Çünkü bilirdi ki toplum, tek bir bireyin hırsıyla değil, dayanışmayla ayakta kalır.
Bir iyiliği karşılık bekleyerek ya da prim yapmak için yaptığımızda ego hâlâ arka planda pazarlık peşindedir. Beklenti bittiğinde ise yapılan yardım gerçek anlamına kavuşur. Kendi değerini bilen bir insan, başkasının ışığından rahatsız olmaz.

Büyük mutasavvıf Mevlânâ’nın dediği gibi:

“Bir mum, başka bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.”

Hatta Yunus Emre daha da sade bir dille fısıldar içimize:

“Ben gelmedim kavga için, benim işim sevi için / Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.”

Bir insanın kederini neşeye dönüştürdüğümüzde, bir gönüle dokunduğumuzda sadece onun yükünü hafifletmeyiz; kendi ruhumuzu da yükseltiriz. Yükselmek; kendini yok etmek değil, kendini aşmaktır. Egoyu ezmek değil, onu ruhun, paylaşmanın ve insanlığın hizmetine sunmaktır.

 

Sevgi ve Sağlıcakla kalın...