olaygazetecilik @ hotmail.com

Gazetecilik, dışarıdan bakıldığında ışıltılı, kalabalık ve hareketli bir meslek gibi görünür. Oysa o kalabalıkların tam ortasında, deklanşör sesleri ve manşet telaşı arasında bazen en derin yalnızlıklar gizlidir. Bugün o kalabalıklardan bir renk soldu, bir ses sustu. Milliyet gazetesinin eski tüfeklerinden, Gebze sokaklarının tanıdık siması Kamber Güngör, ardında buruk bir sessizlik bırakarak aramızdan ayrıldı.

Kamber abi, mesleğin o kendine has "gezgin" ruhunu üzerinde taşıyan bir göçmen kuş gibiydi. Bir bakardınız memleketi Yozgat’ta inzivaya çekilmiş, bir bakardınız bir sürpriz yapıp Gebze’nin kalbinde belirivermiş. Geldiğinde unuttuğumuz ne varsa hatırlatır, giderken de yine kendini özletirdi.

Eskiler bilir; saha kenarlarında, kale arkalarında maçın heyecanını yaşarken sadece fotoğraf çekmez, bir ömrü de paylaşırdık. Ben Gebze Gazetesi’nin heyecanıyla ulusal basına haber yetiştirirken, o cebini kuruyemişle, özellikle de o meşhur kabak çekirdekleriyle doldurur gelirdi. O’nun meşhur "Cancağızım" deyişi hala kulaklarımda... "Cancağızım, bu kabak çekirdeğini yemezsen olmaz" diyerek zorla paylaştığı o çekirdekler, aslında dostluğumuzun en lezzetli nişanesiydi.

Kamber abi, kendine has bir dünyası olan, "beyaz yalanları" bile samimiyet kokan bir adamdı. O anlatırken biz inanmış gibi yapar, hikayenin sonunda hep birlikte kahkahalara boğulurduk. O yalanlar, aslında hayatın sert gerçeklerine karşı ördüğü ince bir mizah duvarıydı.

Daha geçen yıl Gebze Kent Meydanı’nda karşılaştığımızda, yılların özlemiyle birbirimize sarılmış, eski günlerin tozunu atmıştık. Sekiz ay önce Tuzla’daki evinin balkonundan seslenip, "Gel bir çay içelim" dediğinde, o bitmek bilmeyen dünya telaşıyla "Sonra yaparız" demiştik... Meğer o çay faslı, bu dünyaya sığmayacak kadar büyük bir vedaya dönüşecekmiş.

Sessiz ve sedasız göçüp gitti bu dünyadan. Tuzla’daki evinde, o kalabalıklar içindeki yalnızlığında vermiş son nefesini. Acı haberi, can dostu Yılmaz Işık’tan aldığımızda bir kez daha anladık: Bu meslek bazen çok nankör, hayat ise hepimiz için çok kısa.

Güle güle Kamber abi... Kale arkasındaki o çekirdek çıtırtıları, "cancağızım" deyişin ve o güzel hatıralarınla hep bizimle kalacaksın. Mekanın cennet olsun, bizden yana tüm haklarımız helal olsun.