Sezona büyük umutlarla ve "Pandalar" lakabının sempatisiyle başlayan Tuzla Orhanlı SK, ligin bu evresinde adeta tanınmaz halde.
….
Karasuspor karşısında alınan 0-3’lük skor, sahada sadece teknik bir yetersizliği değil, aynı zamanda mental bir kopuşu da simgeliyor.
…
Haftalardır süren puan kayıpları, oyuncuların omuzlarında ağır bir yük haline gelmiş durumda. Bir takımın kendi evinde bu denli reaksiyonsuz kalması, teknik heyetin de artık çözümlerinin tükendiği sinyalini veriyor.
…
Karasuspor ise deplasmanda nasıl oynanması gerektiğini gösteren, disiplinli ve fırsatçı bir oyunla Tuzla’dan "tereyağından kıl çeker gibi" üç puanı söküp aldı.
….
Tuzla Orhanlı camiası için artık şu soru kaçınılmaz: Radikal bir değişim mi, yoksa kabulleniş mi? Eğer "Pandalar" bu kötü gidişata dur demek istiyorsa, sadece taktik tahtasını değil, takımın motivasyonel temellerini de yeniden inşa etmek zorunda.
…
Futbol, sadece skor tabelasındaki sayılardan ibaret değildir; bazen en ağır mağlubiyetler, en büyük zaferlerin habercisi olan o "silkelenme" anını temsil eder. Bugün Tuzla Belediye Stadı’nda Karasuspor karşısında alınan 0-3’lük sonuç can yakıcı görünse de Pandalar camiası için bu maç, beyaz bir sayfa açmanın ilk adımı olabilir.
…
Evet, sahada tel tel dökülen bir görüntü oluşmuş olabilir, evet haftalardır beklenen o galibiyet gelmemiş olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; lig uzun bir maraton ve her büyük takımın, her köklü camianın dönem dönem "türbülansa" girdiği zamanlar olur. Önemli olan bu türbülansın içinden nasıl bir karakterle çıkılacağıdır
….
"Kötü gidişat" olarak adlandırılan bu süreç, aslında bir gelişim sancısıdır. Tuzla temsilcisi, kendi evindeki bu mağlubiyetten gerekli dersleri çıkaracak tecrübeye ve teknik kapasiteye fazlasıyla sahip. Futbolcuların gözündeki o hırs, taraftarın sönmeyen desteğiyle birleştiğinde; Tuzla tribünlerinde yeniden galibiyet şarkılarının söyleneceği günler çok yakındır.



