Antik Çağ’da bir fıçının içinde yaşayan, hiçbir malı mülkü olmayan Diyojen, hayatı en çıplak haliyle deneyimleyen bir felsefeciydi. Bir gün, dönemin en güçlü ve en zengin hükümdarı olan Büyük İskender onun yanına geldi. İskender, gücüyle herkesi büyüleyen, önünde herkesin eğildiği bir liderdi.
Diyojen’in halini görüp ona acıdı ve tepesinde dikilerek şöyle dedi:
"Dile benden ne dilersen!"
Karşısındaki adam dünyayı yöneten kişiydi. Ancak Diyojen’in ne parası vardı ne de güce ihtiyacı. Başını hafifçe kaldırdı, İskender’in gözlerinin içine baktı ve tarihe geçen o sade cevabı verdi:
"Gölge etme, başka ihsan istemem."
İskender gücüyle herkesi dize getirebiliyordu ama hiçbir şeyi olmayan bu adamın karşısında tüm o zenginliği ve tahtı bir anda anlamını yitirmişti. Diyojen, İskender’in unvanlarının arkasındaki çıplak insanı görüyordu. İskender ise hayatında ilk kez kendisine gücü için yaranmaya çalışmayan, tamamen maskesiz bir insanla karşılaşmıştı.
İşte böyle; hayatımızdaki bazı kayıplar ya da eksiklikler aslında en büyük kazancımızdır. Paramız kalmadığında ya da beklentileri karşılayamadığımızda çevremiz boşalıyorsa üzülmemeliyiz. Çünkü sahte perdeler kalkmış ve gerçek ortaya çıkmıştır. Maskesiz bir dünyada yürümek başta can yaksa da, sahte bir rüyanın içinde kaybolmaktan her zaman daha iyidir.
Sevgi Ve Sağlıcakla kalın…



