olaygazetecilik @ hotmail.com

Ben köşemde siyaset yazmam; ancak bir belediye başkanının sosyal medyada linç edilmesine de sessiz kalamam. Çünkü kim olursa olsun, bir belediye başkanının rozeti partisi değil, halkına sunduğu hizmettir.

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl üzerinden yürütülen tartışmalar, yerel yönetimin bu temel gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Bir belediye başkanının asli görevi, siyasi kutuplaşmalara takılmadan kentsel dönüşüm, altyapı ve sosyal hizmet ihtiyaçlarına çözüm üretmektir. Bugün onu hedef alanlar, çuvaldızı önce kendilerine batırmalıdır. Zamanında o adayı belirleyen siyasi mekanizmaların sorumluluğunu görmezden gelip tüm faturayı tek bir tarafa kesmek hakkaniyetli değildir.

Farklı siyasi tercihleri sorgulamak elbette demokratik bir haktır; ancak bu durum hakarete ve linç kültürüne dönüşmemelidir. Bir Belediye Başkanını eleştirirken takınılan üslup, onun değil, eleştiriyi yapanın kalitesini gösterir. Kalite ise asla tesadüf değildir. Yerel yönetimde asıl olan partizanlık değil, kamu yararı ve vatandaşa hizmettir.

Günün sonunda, siyasetin toz dumanı içinde asıl unutulmaması gerekeni en güzel şu hikâye özetler:

Yıllar önce adı bilinen bilge bir belediye başkanına halktan biri yaklaşmış ve sormuş: "Başkanım, bu kadar farklı insanı, bu kadar zıt görüşü nasıl bir arada tutuyorsunuz? Sırrınız nedir?"

Başkan tebessüm etmiş, cebinden çıkardığı sade bir anahtarı göstererek yanıtlamış: "Evlat, biz bu kapıyı açarken hangi partiden oy aldığımıza değil, bu evin bacasının tütüp tütmediğine bakarız. Rozet dediğin ceketle çıkarılır ama hizmet dediğin alın teriyle kazınır. Bizim işimiz rozetle değil, bu şehrin vicdanıyla ilgilidir."

 

Sevgi ve Sağlıcakla kalın...