Yeni Parti’nin Tuzla Kurucu İlçe Başkanlığı görevine Bülent Akköse’yi getirmesi, yerel siyasette ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Atamanın ardından ortaya çıkan iki temel iddia, hem parti içi tercihleri hem de kamu etiği tartışmalarını beraberinde getirdi.

1. İkamet Tartışması: "Tuzla’nın Siyaseti Kadıköy’den mi Yönetilecek?" Yeni Parti’nin Tuzla yapılanmasının başına Kadıköy’de ikamet ettiği belirtilen Bülent Akköse’yi getirmesi siyasi kulisleri hareketlendirdi. İmar, ulaşım, altyapı ve kentleşme gibi kritik yerel sorunların yaşandığı Tuzla’da, ilçe teşkilatının başına bölgede yaşamayan bir ismin atanması eleştiri topladı. Kamuoyunda, "İlçeyi ve vatandaşın sorunlarını yakından bilmeyen bir isim Tuzla yerel siyasetinde nasıl bir çalışma yürütecek?" sorusu gündemdeki yerini koruyor.

2. Kamu Etiği ve Çıkar Çatışması İddiası Siyasetteki tartışmayı tırmandıran bir diğer unsur ise Akköse’nin İBB bünyesindeki İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Yerel Yönetimler Koordinatörü olarak görev yapması oldu. İPA Yerel Yönetimler Koordinatörlüğü; İstanbul’daki farklı siyasi partilere mensup tüm ilçe belediyeleriyle ortak proje, veri paylaşımı ve koordinasyon yürüten bir makam konumunda bulunuyor.

Akköse’nin bir yandan aktif bir siyasi partinin ilçe başkanlığını üstlenirken diğer yandan tüm belediyelere eşit mesafede durması gereken bir koordinasyon görevini sürdürmesi, hizmette tarafsızlık ve kamu etiği açısından soru işaretleri yarattı. Siyasi rekabetin yoğun olduğu Tuzla’da, İBB iştirakinde yönetici olan bir ismin aktif siyasette yer alması kurumsal güven ve çıkar çatışması tartışmalarını alevlendirdi.

Tuzla kamuoyu ve siyasi kulisler şimdi tek bir soruya kilitlendi: Kamu etiği ve yerel temsil tartışmalarının odağındaki Bülent Akköse, bu iddialara ne yanıt verecek?