Öncelikle şunu net söyleyeyim:
Fenerbahçe’nin Beşiktaş karşısında oynadığı futbol, şampiyonluğa oynayan bir takımın isteğini ve coşkusunu yansıtmıyor.
Fenerbahçe maçı koparıp alamıyor.
Bu çok net bir gerçek.
Kaleciyle karşı karşıya kalınan pozisyonların gole çevrilememesi → mental boşluk.
Skriniar’ın atak anında ceza sahası içinde rakibi itip faul yaptırması → mental boşluk.
N'Golo Kanté bu yaşta sahada mücadelenin kitabını yazarken, onun temposunun altında kalan oyuncular → mental eksiklik.
Archie Brown sahada tamamen mental boşlukta oynuyor, kendi yeteneklerini adeta imha ediyor.
Bomboş topu auta atmak → mental boşluk.
Beraberlikte ligin gittiğini oyuncu hissetmiyor.
90+’da hâlâ tempo yapmıyorsan → bu da mental boşluk.
Nene’nin kaleciyle karşı karşıya dışarı vurması → mental boşluk.
Musaba’nın rakibin göbeğine top sürmesi, içinden geçmeye çalışması → mental boşluk.
Penaltı pozisyonu bazılarını yanıltıyor.
Beşiktaşlı oyuncunun aksiyonu dışarıda başlıyor.
Ama Nene’nin ayağına temas içeride gibi görünüyor.
konuyu penaltıya bağlayarak gerçeği kaçırmayalım:
Sorun hakem değil.
Sorun oyun değil.
Sorun net:
Fenerbahçe’de şampiyonluk zihniyeti ve oyun coşkusu yok
Ruh yok en önemlisi
Yani şampiyonluk için ümit yok....



